Get Adobe Flash player


Türkiye...


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Igdır'da 30 dakikada şehrin bir başından girerek diğer tarafından çıktım. Mümkün olduğunca eskiyi hatırlatacak sokak ve mahallere girmeden, kimseciklere görünmeden doğubayazite doğru aracın yönünü çevirdim aradan uzun yıllar geçmiş. Benim yasadığım Igdır'dan eser yok taş yığını haline gelmiş daha kozmopolit bir hal almıştı. Bir an önce otele gidip dinlenmeliydik zira önümüzde uzun çetrefelli yollar bizi bekliyordu. 1 nisan sabahı Gürbulak sınır kapısında olacaktik. Gümrük girişleri ve çıkışları bu tür ülkelerde insanin zamanını çok çalar. Evrakların gidip gelmesi, oraya gir, bunu imzalat, getir, götür yani bir sürü sorun. Bir gece otelde dinlendik, sonraki gün İshakpaşa Sarayi'ni gezmeye gidip fotoğraflar çekerek hoş vakit geçirdik. Seçim...


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

26.04.2011

Yola Çıkış... Gece, geç saatte yola çıktık. Hem yorgun hem de uykusuzduk. Düzce'de bir tesisin parkında uyumuştuk. Sabah kendimize gelince mercimek çorbası içtik. Daha sonra tekrar çay, kayve molası vermek için durduk. Türsan tesisindeki personeller bizi güzelce ağırladılar. Çünkü onlarla daha evvelden tanışıyorduk. Biraz sohbet edip, resimler çektik.


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

27.03.2011

Sabahı yola koyulduk. Amasya durak yerimiz olacaktı. Fakat bir sonraki gün Erzurum'a gitmeyi planladığımız için Amasya'dan oraya daha uzak kalacaktık ve ilk önce Tokat'a gelmeyi hedefledik. Sonunda yol arkadaşlarımızla Tokat'a gelmiştik. Onlarla Hotel Çavuşoğlu'nda birlikte kaldık. Aynı gece Seçim odaya girdi ve  kendini yatağa atar atmaz derin bir uykuya daldı. Karnı aç olmasına rağmen ; ne yemek yiyecek ne de konuşacak hali vardı. Ben Cem'ler ile saat 19.00'da yemeğe çıkmayı düşünüyordum. Duş alıp hazırlandım. Rolen, Cem ve ben Tokat'daki Mis Ocakbaşı  Restorant'da meşhur Tokat Kebabı yedik. Otele geldiğimde Seçim uyuyordu. Uyandırıp ona annemin İstanbul'dayken verdiği domates, salatalık, zeytin ve ekmeği arabadan getirip hazırladım.


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

28.03.2011

Sabah kalktığımızda sabah 09.00'da kahvaltımızı yaptıktan sonra yola koyulduk. Yolda on dakika ihtiyaç molası verdik ve o arada İstanbul'daki anneciğimi aradım. 500 km daha yolumuz vardı. Gün ortasında karnımız acıkınca yol kenarında bir restaurantta durduk. Çok güzel bir öğle yemeği yedik. Ordan sonra yolumuza devam ederek sonunda Erzurum'a gelmiştik. Bütün dağların üstü karlarla kaplıydı. Güneş açtığında hava sıcak, kapadığında ise çok soğuk oluyordu. Yeni Örnek otelinde konaklayacaktık. Oteli bulmamız çok zor oldu. Oteli bulmak için bir Erzurumlu vatandaşı yanımıza aldık. Yorgun ve heyecanlıydık. Oteli bulduktan sonra ise yol arkadaşlarımızla Gelgör Restorant’da, Erzurum’un meşhur cağ kebabından yedik.


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

29.03.2011

Sabah kahvaltıdan sonra birkaç işimizi hallettik. Onlar hallolduktan sonra etrafta biraz gezdik. Akşamüstü bir esnaf lokantasına gittik. Yemeğimizi yedikten sonra biraz dinlendik. Şehirde yürümek çok da kolay değil. Yollar inişli çıkışlı, kaldırımlar yüksek ve nereye gidersen muhakkak merdiven var. Biraz yürüdükten sonra otele döndük. Yine çok yorgunduk ve sabah erkenden yola çıkmamız gerekiyordu.


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

30.03.2011

Yola arkadaşlarla ayrı ayrı çıkmayı planlıyorduk. Çünkü onlar Erzurum’dan Doğubeyazıt’a direkt, biz ise Iğdır üzerinden gitmeye karar vermiştik. Ve yola çıktık. Iğdır çok güzel bir doğal ortama sahipti. Ve sol tarafımızda Aras Nehri ve her tarafımız vadilerle kaplı zevkli bir yolculuk yapmıştık. Öğlen yemeğinde yine yol kenarındaki bir restorantta yemek yedik. Bahçeli bir yerdi ve orada oturup etrafı seyretmek çok zevkliydi. Yemeğimizi yedikten sonra Iğdır’ın merkezine girdik. Seçim daha once Iğdır’da bulunmuştu ve hatıralarını yad etmiş oldu. Her yeri biraz dolaştıktan sonra Doğubeyazıt’a doğru yol aldık.