Get Adobe Flash player


Türkmenistan...

Orta Asya devletleri arasinda yeralti kaynaklari, coğrafi ve jeopolitik konumu ile önemli bir potansiyele sahiptir. Öte yandan temel gıda ürünleri, benzin, su, elektrik, telefon, gaz, tuz ve benzer temel ihtiyaç maddeleri parasız veya çok düşük fiyata vatandaşlara arz edilmiştir. Türkmenistan Orta Asya bölgesinin giris  kapisi konumundadir. Denize 1400 km uzunluğunda kiyisi bulunmaktadir. Bunlardan en önemlisi 350,000 km2 genisliginde olan Karakurum Çölü'dür.


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İran gümrüğündeki asker bizi bir dakika yalnız bırakmıyordu. İşlemlerimizi yavaş da olsa yaptilar türkmen gümrüğüne giriş yaptik, İran'dan giriş gibi çıkış yapmakta zordu. Sanki suçluymuşuz gibi… Sabırla işlerimizi halledip çıktık. Türkmen gümrüğünde de aynı işlemler devam cikista eski bir KGB ajani olan rehberimiz Oleg bizi bekliyordu. İki kişi 135 dolar vize + 108 dolar araba sigortası ödedik. Aşkabat’ta da 665 dolar verecektik. Sonunda  Aşkabat’a geldik. 40 km yol geçtikten sonra (Aziya) otele geldik. Çok güzel bir oteldi. Çok yorulmuştuk,o gün dinlendik.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

08.04.2011

Ertesi gün 80 manata taksi tuttuk. Aşağı yukarı 29 dolar ediyordu. Aşkabatta heryeri gezdik. Rus pazarı çok enteresandı. Aşkabat parkı, çarşılar çok değişik yerlerdi. Ama Aşkabat’ın merkezine geldiğimizde heryerde yüksek lüks binalar vardı. Sanki bir uzay şehri gibiydi.


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

09.04.2011

Şehrin eski tarafına gittik. Ruslardan kalma eski apartmanlar vardı. Nerdeyse çoğu bina berbat durumdaydı. Aşkabat apayrı bir uzay şehrini anımsatıyordu. Şaşkındık… Başbakanlık binasının önünden geçmek , resim çekmek, mağaza önünde sigara içmek,  cekirdek yemek bile  yasaktı. Bunlar gibi daha olur olmaz şeylerin 50 manat cezası vardı. Ama sigara içmek kafe ve restorantlarda serbestti.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ceza yememek için dikkat edilmesi gereken bir çok kural vardı. Orada yaşayan bir çok Türk vardı ve genelde çoğu inşaatları Türkler yapıyordu. Ana dili Rusça olmasına rağmen taksi şoförüne kadar herkes Türkçe konuşuyordu. Cumartesi günü Darvaza da gaz griterlerine gidecektik. Fakat bazı olumsuzluklar sonucu Pazar gününe ertelemek zorunda kaldık. Gece orada kamp yapıp sonra Özbekistan’a doğru yol alacaktık.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

10.04.2011

Darvaza  doğru yola çıktık. Ama bir aksiliktir ki , otelin resepsiyonunda evrak çantamızı ve pasaportlarımızı unutmuştuk. Fakat çok şükür ki yola çıkalı 5-6 dk olmuştu. Otele dönüp unuttuklarımızı aldıktan sonra yola devam ettik. İlk önce meteor çukuru gibi bir çukura geldik. Çukurun içindeki gaz kabarcıkları kaynıyordu. Çok büyük ve derindi. Üçüncü çukura doğru ilerliyorduk.


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yol çok kötüydü , çölde ilerliyorduk . Üçüncü kratere geldiğimizde içinden alevler çıkıyordu. 1.5 – 2 metreden fazla yaklaşamıyorduk. Bolca resim çektik. Ve o gün kraterlerin yan tarafında bir yerde kamp yaptık. Bizden başka kimse yoktu etrafta. Ateş yaktık ve yemek yapmaya başladık. Nefis bir akşam yemeğinden sonra biraz da votka içip çay faslına geçtik. Rehberimizde nargile bile vardı. Harika bir geceydi. Yanan kraterin olduğu tepeye çıktık ve o cehennem ateşini bir de gecenin karanlığında izledik. Sonra tekrar kamp yerine indik. Biraz daha muhabbet edip , çayımızı içtikten sonra çadırlarımıza çekildik. Ve güzel bir uykuya daldık. Sabah 7.30'da kalkacaktık.